Korkuyorum… Bir takım yozlaşmış düşüncelerden arındırmak ve muasır medeniyet seviyesine ulaşmasını sağlaması için yaptığım devrimlerin dinsizlik olarak algılanmasından… Korkuyorum… Benim isteğim olmamasına rağmen benden sonra benim arkama sığınıp devletle milleti din konusunda karşı karşıya getirmelerinden… Korkuyorum… Benim rozetimi takarak, benim sözlerimi söyleyerek, Atatürkçüyüm diyerek her türlü yolsuzluğu ahlaksızlığı benim adımla yapmalarından.. Korkuyorum… Atatürkçülüğün slogan atmaya, büst koymaya, resim asmaya kadar indirilip basitleştirilmesinden ama bunun yanında hedef olarak gösterdiğim muasır medeniyet seviyesine 2000′li yıllarda bile çıkılamayacağından… Salih’e (Bozok; akrabası,yaveri) söyledim.. Bir şeyler yapmak istiyorum, şu rahatsızlığım da olmasa… 2000′li yıllarda hala hastane kapılarında ölen insanlar, açlıktan hasta olanlar, parasızlıktan kendini satanlar, uyuşturucu, mafya, her türlü pislik varken ülkenin en büyük sorununun sokak serserisi gibi slogan atıp benim ismimi söylemek olduğunu zanneden öğretmenler yetişmez umarım… Halbuki ben öleceğim her fani gibi. Beni mutlu etmenin yolu mezarımda; şekilcilikten uzak modern bir ülke yaratmak. Umarım; 29 Ekim’de benim ismim slogan olarak atılırken Türkiye fezaya da adam göndermiş olsun.. Yoksa; Yazık, çok yazık….
Kaynak: Rain Güncesi
Lozan’da doktora yaptıktan sonra Atatürk tarafından “Hukuk Reformu yapmakla” görevlendirilen Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, savcılar için “Cumhuriyet Savcısı” unvanının isim babasıdır.
Ata’nın huzurunda “Hukuk Reformu” için fikir fırtınası yapılırken, Bozkurt çok tepki alır ve sıkıştırılır:
“Neden sadece savcılara Cumhuriyet Savcısı denilir? Yazının tamamını oku. »
Cumhuriyet Başbakanı,
Cumhuriyet Bakanı,
Cumhuriyet Müsteşarı,
Cumhuriyet Valisi,
Cumhuriyet Büyükelçisi olmuyor da,
Neden Cumhuriyet Savcısı?
Savcılara neden bu imtiyaz?
Bilgisayarımda bulunan bir resmi paylaşmak istiyorum. Tam olarak hikayesini bilmiyorum, ama kısa bir araştırmada şu sonuca vardım. Aşağıdaki resimde 32 Kral ve 64 Cumhurbaşkanı olduğu söyleniyor. Ben o kadar kişi göremesemde o kadar kişinin içinde bir kişi göze batıyor. Karizması yüksek olan ATAMIZ bu fotoğrafta etrafındaki kişileri sindirmiş bulunmakta…